24 Ağustos 2015 Pazartesi

-Bütün dünyadan nefret ediyor gibisin,



Geçen yazıda Kış Uykusu'ndan bahsetmiş, çok sevdiğim yerleri koyamamıştım. Şimdi karar verdim: Bu laflar blogda durmalı ve bakıp hatırlamalıyım. Unutmamalıyım. Üzgünüm, bunu yapmam gerekiyordu. 

Nihâl N ile, Aydın A ile belirtildi. 

Filmi izlemek isteyenler için azıcık da olsa bilgi verebilir. Ha, bence seyri etkilemez ama, ne bileyim okuduktan sonra küfür etmeyin de. Gerçi siz etmezsiniz. Nihâl'in şikâyetleri sanki hayatımın özeti. Sanki benim ya bu lafları işiten, evet, ben olmalıyım.

---
N: Ama sen çekilmez bir adamsın, bencilsin, kincisin, alaycısın. İşte asıl suçun bu.

A: Olabilir, olabilir belki de öyleyim, ne bileyim. Ama en azından ara sıra hatalarını kabul edebilen biriyim, hiç olmazsa. Oysa senin bir kere bile kendine fatura kestiğini görmedim ben, haksız mıyım?

N: Vallahi sabaha kadar beni kemirmek niyetindeysen haber vereyim, artık gücüm kalmadı. Sana cevap yetiştiremeyeceğim.

A: Yahu seni kemirmek istediğim falan yok. Ama sorumu tekrarlamak zorundayım, bunu bilmek benim için çok önemli: Neymiş suçum, hım? Nasıl bir suçmuş bu, ne yapmışım ben sana?

N: Doğru, aslında iyi öğrenim görmüş, dürüst, hak gözeten, adil bir insansın. Yani genel olarak böyle olduğun söylenebilir, buna diyecek bir şey yok. Ancak yeri geldiğinde bu erdemlerinle insanı boğan, ezen, küçük düşüren, aşağılayan bir hava taşıyorsun. Bu dürüst düşünme tarzınla bütün dünyadan nefret ediyor gibisin.

İnananlardan nefret ediyorsun çünkü inanmak sana göre az gelişmişlik, kara cahillik belirtisi. Öte yandan herhangi bir inanç, ideal taşımıyorlar diye inanmayanlardan da nefret ediyorsun. Yaşlıları, geri kalmışlıkları, tutuculukları özgür düşünemedikleri için; gençleri ise özgür düşünceleri yüzünden, geleneklerden kopuk oldukları için beğenmiyorsun. Halkın, ülkenin çıkarlarının en önde olması gerektiğini söyler durursun ama her karşına çıkandan hırsızmış, soyguncuymuş gibi kuşkulandığın için halktan da nefret ediyorsun. Nefret etmediğin insan yok neredeyse. Yalnız bir kez olsun, durumunu gerçekten güçleştirebilecek bir davayı savunduğunu, kendine bir fayda sağlamayacak duygular beslediğini görebilmeyi ne çok isterdim. Ama bu mümkün değil. 

Zamanında çeşitli yöntemlerle ayrılmamızı engelledin. Tamam benim de işime geldi, belki gidemedim, çok gençtim. Ne cesaretim ne param vardı, ne de gidebilecek daha iyi bir yerim.
Ama genç, sağlıklı, gururlu ve hayat dolu bir kadını, boşluk içinde can sıkıntısı ve korku içinde eriyip gitmesini görmek, hiç mi içini sızlatmadı? 
İlk yıllarımızda korku duyuyordum, şimdi ise utanıyorum daha çok. En iyi yıllarım uçup gitti. Seninle cebelleşeceğim diye bütün güzel huylarım değişti. Sert, kaba, ürkek, işkilli bir insan oldum. Daha başka ne söyleyeyim. Dediklerimden bir şey anlaşıldı mı ondan bile emin değilim. Ama artık aynı çatı altında olsak da yollarımız ayrıldı. Herkes kendi yolunda yürüsün.

Oysa, hiç de fena olmayan bir hayatımız olabilirdi. Ama artık çok geç.
---

Not: Gerçekten de bakamıyorum bayım, gerçekten de. Evet aslında öteki kayıtta Bilge dediğimde geldi aklıma Nuri Bilge, sonra da filmi, en sonra da aklımdan çıkmayan yerleri, ve evet bayım o yüzden koydum o fotoğrafı, ve madem yayınladık bunu da koyayım, ne çıkar dedim bayım. Çok üzerime geliyorsunuz artık. 

12 yorum:

  1. İnsanın başkalarına böyle sitemle yönelik davranışları, suçlamaları genelde kendine söyleyemediklerinden kaynaklanır ve insan neyi hissediyorsa onu yansıtır, kaç maske ardına gizlenirse gizlensin.. Tüm dünyaya yansıttığı karmaşa, sitem belki de sadece kendine duyduğu nefretin yansımasıdır. Film güzeldi, bazı sözler ise bir filmden daha değerliydi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle artist blogçular gibi yoruma yanıt vermeme havalılığını taslayamayacağım hahaha =) Seviyorum ya ben bu yorumları içten içe sanırım. Teşekkür ederim, ve son cümlenize çok fazla katılıyorum.

      Sil
  2. İki satır da güzel olur hani,bekleriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılın bazı zamanlarında bu tıkanıklığı yaşıyorum sanırım. Bazen de söyleyecek o kadar çok şeyim oluyor ki, susuyorum, biliyorum ki başlarsam susmayacağım.

      Sil
  3. İki üç gün önce bir arkadaşım sustuğunda senindir,dedi.Bu blogda da bunu hissediyorum artık.Kendimce bir anlayışa giriyorum eskisinden daha farklı .Duyumsamaktan algılmaya geçmek gibi.Şimdi bu iki kelimenin yarattığı şeyle soruyorum size susunca ne yapılır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce susarsın, sonra kabullenirsin ve sonra yeni hayata başlarsın. Olağan olan, olması gereken budur. Ama bizim gibiler başlayamaz, biliyorum ki başlayamaz. Biz deneriz, sendeleriz, düşeriz, kalkmaya üşeniriz, kalsak mı diye düşünürüz, düşündükçe saçmalarız, trajediyi severiz, her olayı dramatize ederiz. Düşünmemek, bu dünyada tutunmanın sırrı. Eğer yeterince düşünmezsen, her şeyi yapabilirsin.

      Biz ise, bütün bunlara rağmen, salakça bizi kandıranları severiz; her şey güzel olacak, her şey düzelecek, üzülme, sıkılma, düşünme diyenleri; ama içimizde biliriz ki hiçbir şey düzelmeyecek, biliriz ki zaman, sadece eksi yönde akar, biliriz ki "zaman" dostumuz değil, düşünmeye zaman bulamadığın zaman, sustukların böyle çalakalem yorum kısmına dökülür, olabildiğince saçmalarsın.

      Buna rağmen, eğer yanında istediğin kadar saçmalayabildiğin ve saçmalayabileceğin; konuşabildiğin, iki laf anlatabildiğin ve iki laf anlatınca dinlemekten sıkılmadığın, sıkılmayacağın, sıkmayan birini bulursan, ve/veya birileri varsa, onlara sarıl ve bırakma. Susunca onlara sarıl. Çünkü sebep yok onlar varsa susman için. Kötü olan şu ki onlara sarılmak istediğinde onlar yanında değilse, işte esas sorun burada başlıyor.

      Sil
  4. Bir kişi yetiyor..

    Bekliyoruz bu arada:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, gerçekten o gücü kendimde bulduğumda yazacağım yoksa saklandığım filan yok. =(

      Sil
  5. Beklemelerdeyiz.. ki yazdığınızda artık vücudum farklı bir reaksiyon verecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha çok teşekkür ederim, gerçekten hiç böyle bir etkide bulunduğumu düşünmüyordum kimseye gerçekten onur verici.

      Sil
  6. http://amaveucnokta.blogspot.com/2010/10/dunyann-en-krmz-yanakl-insan.html#comment-form

    bu arada, şunu okuyabilirsiniz. geçtiğimiz günlerde kendisini kaybettik. kurtuldu mu bilmiyorum gerçi.

    YanıtlaSil
  7. Yazın, okuyup hissettiğiniz şeyleri paylaşın böyle yerlerde toplamayı birakmayalım içimiz yumuşak kalsın, lütfen yazın.

    YanıtlaSil