18 Temmuz 2011 Pazartesi

Ya da kız ölmek istemiyor, korkuyordu.


İki sevgili minibüse binmişti. Şoför hava sıcak olduğundan kapı açık gidiyor; sevgililer ise oturacak yerler dolu olduğu ve hava almak istedikleri için, kapıya yakın bir yerde ayakta duruyordu.

Ani fren yaptı minibüs birkaç kez yolda, çok fazla ışık ve yaya olduğundan; sevgililer düşme tehlikesi geçirdi birkaç kişiyle beraber.

Bunun üzerine erkek olan kıza: "Hangimiz ölürse o şanslı." dedi. Kız büyük ihtimal adamın ne demek istediğini anlamadı ki öylece dışarıya baktı; halbuki ya bir sarılma, ya bir elini tutma, ya da bir öpüşme gerekirdi o ana kimseler yokmuşçasına.

6 yorum:

  1. Bu vesileyle ben de hikâyeyi açıklayayım bari, gönül isterdi ki okurlar açıklamaya çalışsın ama kısmet =): (Böyle bir yazar olur mu? Hikâyesini açıklıyor; ama sorduğum 3 kişi de tam olarak anlayamadı ehe.)

    Meşhur bir laf vardır 'benim için ölür müsün diye?' işte erkek onu onun için ölecek kadar seviyor, ölüm, onun ölüm acısına katlanmaktan daha kolay olduğu için öleni şanslı görüyor. Kız ise tam da o anda yaşamak istediğini anlıyor, yaşamak o anda ona erkeği sevmekten daha güzel geliyor ve aslında bu adamı sevmediğini anlıyor sonra görüldüğü üzre soğuk soğuk pencereden bakıyor. huh =)

    Not: Bu arada yanlış anlamalara mahal vermeyelim; belki de phobe, sen, anlamışsındır ben genel bir açıklama yapayım dedim 3 kişi anlamayınca yani.

    YanıtlaSil
  2. 3 kişiyi tenzih ederim ama aptal amerikan filmlerinde izleyici anlasın diye on defa vurgulanmak açıklanmak istenen şeyin farklı farklı sahnelerde anlatılması gibi olmuş yorumun. Yazın gayet açık ama kızın ruh hali sadece umursamaz ve anti-romantik bir durum gibi algıladım. Sonuçta yazar bir aracıdır, yazı tek bir anlama sahip değildir, hikayeleri yazarlar yazar, okurlar istediği gibi anlar. Eline sağlık :)

    YanıtlaSil
  3. şfgkhödflşihögfişifjçşghi oh luviya =)

    nerelerdesin ya? her yorum attığında bunu söylemekten usanmıyorum beyler.

    aynen ben de çok düşündüm bunu açıklayıp açıklamamayı ahmet mithat efendi gibi olur muyuz dedim, ama olsun. bu seferlik benim yapıma uymayacak bir şekilde hikayenin "bence" ne anlama geldiğini açıkladım ama o da şundandı, çok masumca: bence çok hoştu ya o laf, hani herkes anlasın istedim o mükemmeliği. yani, ne bileyim güzeldi. herkesi tek bir yöne çekmek gibi oldu belki, ilk ve büyük ihtimal son defa, ama ne bileyim çok güzel bir laftı. neyse.

    arada böyle çık gel.

    sağ ol beğendiğin için luviya. alttaki hikaye de güzeldi bence o da uzun diye gümbürtüye gitti, neyse. ( yazar burda onu niye beğenmedin diye luviyaya pöykürmekte. =) )

    YanıtlaSil
  4. elbetteki ölen şanslıydı çünkü ayrılık acısı çekmeyecekti, ama aptal kız, aniden gelen anlamlı cümleyi anlayacak halde değildi o yüzden -anlamadığını çaktırmamak için belki bilmiyorum- dışarı baktı.
    bu, yazdığın bir hikaye miydi? ben anı sanmıştım.

    YanıtlaSil
  5. bir hikâye, yani bir olayı gözlemleyip, harmanlayıp okuyucuya anlatamaca ya da =)

    YanıtlaSil