2 Temmuz 2010 Cuma

-Gerçekten? -Gerçekten.



Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımla mektuplaşırken aklıma takıldı gene laflar, cümleler falan filanlar.

Mesela diyoruz ki: "Seni gerçekten seviyorum."

"Bu oyunu gerçekten seviyorum."

"Buranın dondurmasına gerçekten bitiyorum."

"Vallahi çok beğendim. Gerçekten çok beğendim. Aaaaağğ!"

Peki o "gerçekten"in oralarda ne işi var diye sordum kendi kendime bu tür cümleleri okurken. "Seviyorum" veya "Bitiyorum" veya "Beğendim"lerin -veya ne derseniz işte- içi bu kadar boşaltılmış mıydı yani? Ki "anlam" olarak birbirlerinin bir üst basamağı gibi gösterilen bu kelimelerin... Olabilir miydi böyle bir şey? Her yerde bir "gerçekten" vurgusu. Neden, hiç anlamıyorum.

"Seni seviyorum!"
"Gerçekten mi?"

Ne bileyim, saçma. Demek ki o kadar çok kişiye -çok gereksizce- "Seni seviyorummm!!" diyoruz ki; karşımızdaki insan ister istemez "Gerçek anlamda mı sevmek?" diye soruyor. Ya da o kadar çok "rol" yapıyoruz ki hediyeyi alan kişinin "Gerçekten!" vurgusuna bakıyoruz. Mesela "Gerçekten sevdim" yerine, "Sevdim" derse bir şey eksik oluyor; "sanki o kadar da çok sevmemiş" havası esiyor ortamda. Hatta buz gibi oluyor bulunduğunuz yer; ama biliyorsunuz ki bir "gerçekten" ile hayatınızı tatlıya bağlayabilir(!)

Bu "Gerçekten mi?" cidden garip -kaçıncı "garip" sayamadım-. Yani -gene kaçıncı "yani" onu da bilmiyorum- sanki biz öyle insanlarız ki ya sürekli "şaka" yapıyor veyahut sürekli "yalan" söylüyoruz.

"Gerçekten mi diyorsun?"

Sadece bir "vurgu" değil artık benim için "gerçekten"; bir yalan tetektörüğğ(!)

---

He, bir de gene mektupta şey dikkatimi çekti: "Doğrusunu söylemek gerekirse..." diye başlayan cümleler. Yani bu şey demek bence: "Biz o kadar şeyi söyledik ama onların hepsini bir kenara bırak, yalandı onlar ve sana şimdi doğrusunu söylüyorum." Ne? O demek değil mi yani bu cümlemsi şeyler? Yoksa ben mi hep yanlış anlıyor veya kelimelere takılıyorum? Ve evet, eğer daha önce söylediklerin yalan değilse ya bu kelimenin kullanımını yanlış ya da... Ne bileyim ya da...

İtiraf: Evet mektupta bu kelimeleri kullanan bendim. Kendi cümlelerime takıldım. Garip ama gerçek.

Sevgilerle kucaklarım.
Buster.

Not: O değil de (Bak bu da ayrı bir yazı konusu "O değil de"ymiş) fotoğrafı bu sefer çok pis alakalı (sanki "çok pis" demesem "alakalı" kendi anlamını yeterince veremeyecekmiş gibi) seçtim; alakayı bulana "Cicoz" alacağım.

:"Fırat" mode on:

Yeaaa, Cicoz'u da bilmezsiniz siz =)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder