6 Temmuz 2010 Salı

Bir "Oscar Konuşması" Nasıl Olmalı?


Boş zamanlarımda deli gibi "Oscar speech" yazıp; "Kim neler demiş acebeaaağğ" diyerek hemen herkesi izliyorum youtube'dan hayran farkı gözetmeksizin (Ne demekse bu?). Sanki çok heyecanlı bir dizinin, çok heyecanlı bir finalini her 10 dakikada bir yeniden yaşamak (izlemek kelimesini reddediyorum) gibi geliyor bana bu konuşmalar; çoğu zaman çok saçma olsa da.

Ne bileyim hayranı olduğum insanların o halleri, tavırları... Yani siz "Artık bunlar doymuştur yahu; hiçbir şey bunları bu kadar çok sevindiremez!" demişken... "Bunları" diyerek "onlara" biraz haset etmişken... Bir "heykelcik"e nasıl da sevindiklerini görmek; biz onları bu kadar "imkansız" gibi görürüken onların bir "Oscar Adaylığı"na bile böylesine delirdiklerini görmek... Ufak heyecanları, esprileri, dil sürçmeleri, saçmalamalarını görmek...

Sanki onlar mutluluktan havalar uçunca ben de seviniyorum onlarla birlikte; biraz da üzülüyorum tabi kazanamayan adayların "O hak etmişti ama ben de alabilirdim alkışları"nı gördükçe. Zaten de hak edenlerin genelde alamadığı bir sistem bu ne yazık ki. Ve kriterleri sadece "yapılmayacak şeyleri yapanı ödüllendirmek"ten oluşuyor; çok çok iyi oyunculukları saymazsak. İşte Dustin Hoffman da anlayana hafif eleştiriler yapıyor güldürerek, düşündürerek ve aslında "adayların" hiçbirini geçmediğine inanıyor veya onların kaybetmediğine. Ve bu sektörün bir aile olduğunu ve bir sürü çalışanın olduğunu herkesin bir "emek" sarf ettiğini filan anlatıyor. Belki izlemek istersiniz. Kim bilir?

Sakinliğine, konuşmana, artistliğine, karizmana kurban be Dustin'im!


(Youtube'u açılmayanlar için bir güzellik yapıp videoyu ilerleyen saatlerden "blogger"dan izlenir hale getireceğim. Ne oluyor yahu bana bencilliklerimden arındım mı ne? Neyse bu da başka bir yazı konusu, değil mi?)

Not: Sen ne güzel bir insansın Meryl Streep. Sen nasıl şeker bir adamsın Jack Lemmon? O nasıl bir espiridir (doğum kontrolü yapmamaları vs.) Dustin Hoffman; nasıl daha birkaç dakika önce kazandığın Oscar'a, "Bu bir sembol." deme "kuul"luğudur? O nasıl bir annenin konuşma sonundaki haklı gözyaşlarıdır, Dustin Hoffman'ın annesi?

(Deli gibi videoyu izletmeye çalışan genç buster'ın son hamleleri)



2 yorum:

  1. cok severim bu adamı :D youtube u acamıyorum malesef.beklicem koymanı:D
    ayrıca dile getirmeyi unuttugum bi konudan bahsetmişsin.çok sevindim :D
    bir de sundan bahsetmek isterim.ben oscar geceleri geldigi zaman heyecanla o sabah saatlerine kdar bekleyen bi sinema severim.fakat bunu küçümseyen cok insanla karşılaştım. '' o ne ya oscar için uyumadan mı beklediniz?ne var ki bu kadar bunda?'' tarzında.o yüzden benim gibi düsünen insanları gördükçe mutlu oluyorum.
    eline saglık.

    YanıtlaSil
  2. Vay Canına! Ehm ehm.. Şey-aaahhh... Ne diyordum? Öhhö öhm..

    Aslında kimse ciddiye alıp okumaz ve merak etmez zannediyordum ancak tek bir kişi bile merak ettiyse... Ve ben tek bir kişiye bile yazdıklarımla ulaşabildiysem...

    (Ne diyordum toparlayamıyorum...)

    Evet tek bir kişiye dahi ulaşacaksa bu video ve merak ettiyse ne olduğunu... Aslında "Ne uğraşacağım yeaaa kimsenin umurunda bile değil!" dediğim şeyi yapacağım.

    Of amma kastım. Birazdan upload ediyorum.. (utangaç simley)

    Ayrıca yorum için teşekkür ederim o senin güzel düşüncelerin... Ben sadece o "heyecan" anı için seyrediyorum yoksa herkes biliyor çok fazla hak eden olduğunu ama...

    Neyse işte zaten demek istediğim her şeyi dedim ehhee.

    Not: O arkadaşlara verilecek en güzel yanıt şudur bence: "Sanane!"

    Sanane yani arkadaşım? Seviyorum izliyorum belki senin göremediğin bir şey görüyorum; belki ben aptalım seviyorum kandırılmayı; belki onlar orada da rol yapıyorlar ama belki sadece izlemeyi seviyorum... Sanane yani?

    [Ne? He yok yok sana demiyorum onlara "Sanane!" diyorum =) ]

    YanıtlaSil